Kurosawa'nın bu arka planında bir aşk hikayesi barındıran, bu tarz filmlerde görmeye alıştığımız ekip arası ilişkileri çok güzel bir dille vurgulayan Epik filmi türünün örnekleri arasında üst sıralarda yer almayı hakediyor. Film siyah beyaz ben Japonca orjinal Dublajından İngilizce altyazılı olarak izledim. Ortaçağ japonlarının bastıra bastıra konuşmalarından çok abartılı evet diyişlerinden etkilenmemek elde değil. Kurosowa'nın bu filmi hikayenin renkli olmasından kaynaklanacakki şu ana kadar izlediğim diğer filmlerinebgöre daha canlı bir atmosferde ilerliyor ve izleyiciye sıkılmak için pek bir fırsat vermiyor. Arka planda yer alan orta çağın haydutlar ile dolu Japonya'sı o zamanki Japon toplumu hakkında bizi bilgilendiriyor ve pirincin dolayısı ile bir ülkenin yaşam ürünlerinin kendileri için ne kadar önemli olduğunu vurgulyor. zaten ben filmi izlerken sürekli bizdeki Köy- Eşkiya ikilemini göz önünde bulundurdum.
Bu filmi gerek hiç sıkıntı vermeyen epik anlatımı ile, gerekse başından itibaren köylülerin Samuray aramak için yaptıkları yolculuklardan itibaren ve filmin Samuray liderine son cümlesi "kazanan biz değiliz köylüler" ne kadar çok beğendim